16 Aralık 2011 Cuma

Veronique Marganne

Veronique Marganne; sıcak gülümsemesiyle sizi kendine hayran bırakan bir kadın. Akla ilk bakışta Cynthia Nixon'u getiriyor. Çok güzel bir fiziği ve tarzı var. Veronique  Koton, Monica Ricci, VeroModa ve River İsland'da stilist ve koleksiyon sorumlusu olarak çalışmış , daha sonrada Işık Üniversitesi ve Haliç Üniversitesi'nde moda tasarım dersleri vermeye başlamış.


Sıcak bir kahve eşliğinde röportaj yapmaya başlıyoruz. Kendini Fransız Belçika'lı olarak tanıtıyor.  İnstitut Saint Luc Liege Belçika'da Endüstri Tasarımı bölümünü bitirmiş. Ama hep moda tasarım okumak istediğinden bahsediyor. Babası daha kapsamlı bir eğitim alması için endüstri tasarımı okumasını istemiş.Ve 25 yaşında Türkiye'ye gelmiş. 


Veronique'nin kocaman gülümsemesi ve kahve eşliğinde soruları sormaya başlıyorum.



FBS : Endüstri tasarımı okudunuz, peki bu işe nasıl başladınız ?
V.M : Gençliğimde hep kumaşlar alıp dikiyordum, meraklıydım moda tasarımına. Şapkalar tasarlardım ve dikerdim. Annem ve babam iç mimar. Annemin dikiş makinası vardı, sürekli dikerdim bende.

FBS :Peki bu işte nasıl ilerlediniz, tasarımcı kimliğini nasıl edindiniz ?
V.M : Oğluma kıyafetler dikerdim. Daha sonra bu işi yapmak istiyorum dedim ve eşimle birlikte bir atölye kurduk, sonrasında İtkib'in tasarım yarışmasında 3. oldum ve 92 yılında bu işi yapmaya başladım.

FBS : Bu işte başarılı olmak için ne gerekli ?
V.M : Kesinlikle farklı olmak gerekli. Değişik bir şeyler yapmak lazım. Kendi tarzını oluşturmalı ve taklit yapılmamalı. Bambaşka bir çizgin olması lazım.

FBS : Peki şık kadın nasıl olmalı sizce ?
V.M : Herkes bambaşka giyiniyor. Sosyal ve ekonomik durumuna göre, bence en önemlisi vücut yapısına ve kendine yakışanı bilerek giyinmek.

FBS : Modanın başka bi alanında çalışmak istermiydiniz ?
V.M : Dergicilik olabilir, ya da dönem dizi-filmlerine kostüm tasarlamak çok keyifli olabilir. Evet bir dönem filmine kostüm tasarlamayı gercekten isterdim.

FBS : Kimin tarzını beğeniyorsunuz bugünlerde ?
V.M : Carla Bruni'nin tarzını cok güzel buluyorum, cok asil gercekten.Ve Agyness Deyn. Farklı ve yaratıcı. İlham alınabilicek şekilde giyiniyor.

FBS: Tarihte varmı peki idolleriniz ?
V.M : Grace Kelly ve Audrey Hepburn, bir de Coco Chanel.  Chanel gerçekten bir idol, hüzünleri peri masalına çevirmiş. Tarzıda çok asil. Bence şuan ki Chanel tasarımları hiç Chanel ruhuna göre değil.

FBS : Türk kadınları Fransız kadınlarından neyi örnek almalı ?
V.M : Sadelik.

FBS : Fransız kadınları ?
V.M : Bakımlı olmak.

FBS: Peki klasik Paris şıklığını anlatırmısız ? Paris şıklığının vazgeçilmez objeleri nelerdir ?
V.M: Repetto babetler, sigara pantolonlar, kapriler, küçük siyah elbiseler, bir de tabi ki çizgili denizci T-shirt.

FBS : Sizin vazgeçilmez objeleriniz neler
V.M :Ayakkabılar, en çok da babetler. Servet harcıyorum (gülüyor).

FBS : Geçmişte ve günümüzde en iyi tasarımcılar kim sizce ?
V.M : Eskiden Coco Chanel, geçen seneye kadar Alexander McQueen. Çok yaratıcıydı. Şimdi ise Marc Jacobs.

FBS : Takip ettiğiniz dergiler neler ?
V.M : Fransız ve İngiliz Vogue. Hem kıyaferler için hem sanat, sinema ve edebiyatla ilgili yazılar için.

FBS : Son olarak kimin dolabına sahip olmak istersiniz ?
V.M : Carla Bruni. Çok güzel ayakkabı ve çantaları var.

30 Kasım 2011 Çarşamba

HUZURLARINIZDA NINA GARCIA

Nina Garcia, ünlü Project Runaway şovunda ki kusursuz duruşu ve acımasız moda eleştirileriyle tanınmıştır. Sektörde seçkin bir otorite olan Nina, Marc Jacobs'tan Elle'e ve Maria Claire'e kadar birçok moda dergisi ve çeşitli modaevlerinde çalışmıştır. Moda otoritesi Nina, kendi stillerini belirlemeleri konusunda kadınlara yol gösterir.

Ona göre kadınların dolabında mutlaka olması gereken vazgeçilmezler; camel manto, inci kolye, kalem etek, kaşmir kazak, kırmızı ruj, portföy çanta, stiletto ve safari ceket bunlardan sadece birkaçı..

Derinin üzerinde bir deri! Cok seksi !

Deri pantolon ve taytların bir anlamı vardır. Gercekten çok seksidir. Biraz kalp kırmak ve rock'n'roll yapmak için hazır olduğunuzu gösterir. Belkide biraz asilik yapmak.. 

Sonuçta derinin üzerine giyilmiş bir başka deridir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise, deri pantolonu ve taytı kendine güvenli bir tutumla giymek gerekir. Madonna, Angelina Jolie, Joan Jett gibi isimleri düşünün.

Elinizin altında, biraz kalp kırmak ve rock yapmak için mutlaka bir tane bulundurun. Ama üzerinize tam oturan ve sade bir model almaya dikkat edin.




Sıradanlık yegane günahtır.
MARTHA GRAHAM

29 Kasım 2011 Salı

Kadınlar için giyinenler, erkekler için soyunanlar !

Kadınlar; etrafınıza biraz dikkatli bakın bambaşka kadınlar görürsünüz. Biraz daha dikkatli baktığınız zaman ise onların kim olduklarını görürsünüz. Ne için yaşadıklarını, neye mutlu olduklarını, ne istediklerini, VE KİMİN İÇİN GİYİNDİKLERİNİ !

Altına çizme giydiği feminen bir elbisenin üzerine geçirdiği ''sevgili'' hırkasıyla, başı dik yürüyen bir kadın, kadınlar için giyinmiş demektir. Yalnız olmadığını gururla etrafına bakarak, ''sevgili'' hırkasının içinde sıcacık olduğunu anlatarak söyler bunu. Ve diğer kadınlar, bir ''sevgili'' objesini üzerinde taşımadıklarını bakışlarıyla hissettirdiklerinde ise daha da seksi hisseder kendini.

Beyaz erkek gömleği giyen kadında da aynı yüz ifadesini bulabilirsiniz. Erkeğin üzerinde gösterişsiz duran  bu giysiye bir de kadın vücudu üzerindeyken bakın ! Yakıcı bir etkisi vardır ! Ve beyaz bir erkek gömleği içinde ki kadın kadınlarda kıskançlık uyandırırken, erkeklerinse fazlasıyla ilgi odağıdır. Tataamm ! Bir taşla iki kuş.

Beyefendilerin dolabı her zaman kadın vücudunda yakıcı bir etki bırakır.

Sevgilisi olmayanların bu objeleri alabiliceği yerler ;
Gap, H&M, Zara : bu markaların erkek bölümlerinde hazineler bulabilirsiniz.

Beyaz Erkek Gömleği İçindeki Meşhur Anlar :
Roma Tatili filminde Audrey Hepburn.
Özel Bir Kadın filminde Julia Roberts.


'' Neye isyan ediyorsun Johnny?''
        ''Elinizde neler var?''
Marlon Brando'nun VAHŞİ HÜCUM filminden

Okuyucularını Güçlendiren Kadın : HACER YENİ

Kalemiyle güçlenen bir kadın Hacer Yeni. Yazdıklarıyla devleşen bir kalem. Dolabınızda ki yıllardır giymediğiniz hırkayla, o hırkalarla ilgili bir yazı kaleme aldıktan sonra yeniden aşk yaşamaya başlayabilir, klasik küçük siyah elbiseyi o ışıltılı elbiseleri savunduktan sonra dolabın en karanlık köşesine fırlatabilirsiniz. En çok ümide ihtiyacınız olduğu zamanlar da o Bir Dilek Tut der ve siz yeniden güçlenirsiniz. Raflardan Bir Dilek Tut'u alın, bir dilek tutun, ve okumaya başlayın. Büyük ihtimalle akşam üzeri bitmiş olur.

 En güzel dileklerle...